Emekli ikramiyesi, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun iştirakçilerine sağladığı haklardan bir tanesidir. 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinde emekli ikramiyesinin her tam fiili hizmet yılına karşılık verileceği belirtildiğinden, kamu görevlisinin fiili hizmetinin bir karşılığıdır.

     Anayasa Mahkemesi kararlarında, emekli ikramiyesinin, emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olduğu vurgulanmıştır.

     Bu emekli ikramiyeleri, 07.01.2015 tarihine kadar kamu görevlileri emekli olurken 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. Maddesindeki 30 yıllık süre sınırı doğrultusunda  SGK tarafından emekli olan kamu görevlilerine ödenmekteydi. 30 yıldan fazla çalışma süreleri için ise ödeme yapılmamaktaydı.

     Anayasa Mahkemesi 30 yıllık sınırı,  Anayasamızın; 2. Maddesindeki hukuk devleti, 10. Maddesindeki eşitlik hakkı 35. maddesindeki mülkiyet hakkı, 55. Maddesindeki ücrette adaletin sağlanması, 60. maddesindeki sosyal güvenlik hakkı kapsamında anayasa aykırı bularak 2013/111 Esas ve 2014/195 karar ile iptal etmiştir. Bu karar Resmi Gazetenin 07.01.2015 tarihli nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

     Kamu görevlilerinin emekli ikramiyesinin hesabında yer alan otuz yıllık süre sınırlaması bu karar ile birlikte ortadan kalkmıştır.

     Bu sebeplerle, 2015 yılı ve sonrasında emekli olanlara 30 yılı aşan sürelerinin tamamı için ikramiyeleri (kıdem tazminatı) sorunsuz bir şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ödenmektedir.

 

2015 YILINDAN ÖNCE EMEKLİ OLAN KAMU GÖREVLİLERİNİN DURUMU

     2015 yılından önce 30 yıldan fazla süre ile çalışıp, sadece 30 yıllık ikramiye alanlar veya mirasçıları ise mutlaka konuyu İdare Mahkemesi’ne aktararak 30 yıldan fazla süreye ilişkin ikramiyelerini alabilirler.

     Bunun için önce SGK Kamu Görevlileri Emeklilik Dairesi Başkanlığı’na dilekçe vererek 30 yılı aşan ve verilmeyen ikramiyelerini talep etmeleri gerekmektedir. SGK tarafından gönderilen ret yazısı Emekli kamu personeli tarafından tebliğ edildikten itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava açmaları gerekmektedir.

     SGK, Emekli kamu personelinin talebine 60 gün içinde yanıt vermezse de (Zımni red) takip eden 60 gün içinde dava açmaları gerekmektedir.

GÜNCEL HESAPLAMA SORUNU

 

Eski tarihli emekli olan kamu personelinin ikramiyeleri emekli oldukları zamanın memur maaş katsayısı ile hesaplanmaktadır. İdari yargı yerleri güncel (ödeme anındaki) hesaplamaları genelde reddetmektedir.

 

FAİZ

Emekli ikramiyesi davalarında önemli bir husus da dava konusu işlemin iptali halinde davalı idarece davacıya ödenecek olan emekli ikramiyesine işletilecek olan faizin niteliği ve faizin hangi tarihten itibaren işletilmeye başlatılacağıdır.

Emekli ikramiyesine işletilecek olan faiz, idareye başvuru varsa başvuru tarihinden itibaren, başvuru yoksa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi, yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bir uygulamadır.

DAVA  AÇMA SÜRELERİ

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin 3. fıkrasında; İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında da; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu hükme bağlanmıştır.

Emekli ikramiyesi uyuşmazlıklarında özel bir dava açma süresi belirlenmediğinden, bu konuda genel dava açma süresi, yani altmış günlük süre uygulanacaktır.

İdari başvurular üzerine açılacak davalarda, dava açma süresine ilişkin hususlar 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesinde düzenlenmiştir.

Düzenlemeye göre, ilgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Bu başvuruya altmış gün içerisinde bir cevap verilmediği takdirde istek reddedilmiş sayılır ve ilgilinin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, dava açması gerekir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi özellikle Anayasa Mahkemesi’nin bir Kanun hükmünü iptal ettiği durumlarda, Anayasaya aykırı bulunan Kanun hükmü dolayısıyla hak kaybına uğrayan kişilerin idareye yapmış oldukları başvurularda gündeme gelmektedir. Acaba, ilgililerin idareye yapmış oldukları bu başvurular yeni bir dava açma süresi kazandırmakta mıdır?

Anayasa Mahkemesi’nin bir Kanun hükmünü iptal etmesi dolayısıyla yeni bir hukuki durum oluştuğu kabul edilmektedir[1], Bu konuda idareye 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi çerçevesinde idareye başvuruda bulunularak, idarenin vereceği cevap üzerine süresi içerisinde dava açılması gerekmektedir. Bu durumda, idareye başvuruda bulunulmaksızın doğrudan dava açılabilme imkanı bulunmamaktadır[2] .

Av. Şuayip BOLAT

 

[1][1] İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 29.04.2010 tarih ve E:2009/901, K:2010/903 sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesi’nin 07.02.2007 tarih ve E:2006/2415, K:2007/594 sayılı kararı, Danıştay 11. Dairesi’nin 17.03.2009 tarih ve E:2008/14632, K:2009/2849 sayılı kararı, Danıştay 11. Dairesi’nin 29.09.2009 tarih ve E:2008/2166, K:2009/7901, 01.07.2009 tarih ve E:2009/1806, K:2009/7110 sayılı kararları

[2] Bu yazıda Ankara Barosu tarafından 24.03.2015 günü düzenlenen  10. İdare Mahkemesi  Hakimi Berkan AYTURAN’ın  konuşmacı olduğu ‘‘Kamu görevlilerinin emekli ikramiyelerine ilişkin uyuşmazlıklarda uygulamada karşılaşılan sorunlar’’ konulu panel’den yararlanılmıştır.