SAÇ EKİMİ MEVZUATI VE HATALI SAÇ EKİMİ SONRASI HEKİMİN İDARİ, HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU
1.GİRİŞ
Sağlık turizminin gelişmesiyle birlikte saç ekimi uygulamaları Türkiye’de hızla artmış; bu artış paralelinde hukuki uyuşmazlıklar da çoğalmıştır. Uygulamada saç ekimi çoğu zaman “basit estetik işlem” olarak sunulsa da, mevzuat ve yargı kararları bu yaklaşımı reddetmekte; saç ekimini doğrudan insan vücuduna yönelik tıbbi müdahale olarak nitelendirmektedir. Bu durum, işlemi gerçekleştiren hekimin yalnızca özel hukuk bakımından değil, idari ve ceza hukuku bakımından da sorumluluğunu gündeme getirmektedir.
2.SAÇ EKİMİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
2.1. Saç Ekimi Bir Tıbbi Müdahaledir
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca tanı koyma, tedavi planlama ve cerrahi nitelikteki işlemler yalnızca hekimler tarafından yapılabilir. Saç ekimi; greft alımı, kanal açma ve folikül yerleştirme aşamalarını içeren invaziv bir işlem olup bu kapsamda tıbbî müdahale niteliğindedir. Hekim dışı kişilerce yapılması istisnalar dışında hukuka aykırıdır ve cezai, idari ve hukuki sorumluluk doğurur.
2.2. Saç Ekiminin Eser Sözleşmesi Niteliği
Saç ekimi işlemi, Türk hukukunda tedavi amaçlı bir tıbbi müdahaleden ziyade, belirli bir estetik sonucun ortaya çıkarılmasının taahhüt edildiği bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki çoğu durumda eser sözleşmesi niteliğindedir.
Eser sözleşmesinin ayırt edici özelliği, yüklenicinin (hekim) yalnızca özenli davranmayı değil, belirli bir sonucu meydana getirmeyi üstlenmesidir. Saç ekiminde de hasta; saç çizgisinin belirlenmesi, greft sayısı, ekim alanının kapatılması ve doğal görünüme ulaşılması gibi somut ve gözlemlenebilir bir sonuç beklentisiyle hizmet almaktadır. Bu beklenti, işlemi klasik bir vekâlet ilişkisi olmaktan çıkararak eser sözleşmesi kapsamına sokmaktadır.
Bu nedenle, saç ekimi sonucunda taahhüt edilen estetik görünüm elde edilemez veya işlem ayıplı şekilde gerçekleştirilirse, hekimin sorumluluğu sonuç sorumluluğu esasına göre değerlendirilir.
Yargıtayda, saç ekimi işlemini klasik bir tedavi faaliyeti olarak değil; eser sözleşmesi kapsamında değerlendirmektedir. Buna göre hekim, yalnızca özen borcu altında olmayıp, belirli bir sonucu meydana getirme borcu altındadır.
Örnek: Bir hasta ile saç ekimi merkezi arasında yapılan sözleşmede, ön saç çizgisinin belirli bir seviyeye kadar kapatılacağı ve yaklaşık 3.000 greft ekileceği kararlaştırılmıştır. İşlem sonrasında ekim yapılan bölgede seyrek görünüm oluşmuş, greftlerin önemli bir kısmı tutmamış ve doğal olmayan bir saç çizgisi meydana gelmiştir.
Bu durumda, hekim “gerekli özeni gösterdim” savunmasıyla sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü saç ekimi, belirli bir estetik sonucun ortaya konulmasını amaçlayan bir eser sözleşmesi niteliğindedir. Taahhüt edilen sonuç elde edilemediğinden, hasta ayıplı ifa hükümlerine dayanarak bedel iadesi, revizyon masrafları ve uygun koşullarda maddi–manevi tazminat talep edebilir.
3.SAÇ EKİMİ HAKKINDA MEVZUAT HÜKÜMLERİ
3.1. 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
Hekim dışı kişilerin (teknisyen, estetisyen vb.) fiilen saç ekimi yapması açık kanun ihlalidir.
3.2. 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
Ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirmek 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek 11. Madde hükmü ihlalidir.
3.3. 6023 Sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu
Tabiplere iş getirilmesi eylemi 6023 Sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu 64. Madde hükmü ihlalidir.
3.4. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
Hatalı saç ekimi durumunda; TCK m. 89 (Taksirle yaralama), TCK m. 86 (Kasten yaralama – olası kast), TCK m. 257 (Görevi kötüye kullanma) hükümlerini ihlal söz konusu olabilir
3.5. Saç Ekimi Birimleri Hakkında Yönetmelik
06.05.2023 tarihli Saç Ekimi Birimleri Hakkında Yönetmelik ile saç ekimi birimlerinin açılması, personel yapısı, sertifikasyon, fiziki koşullar ve denetim esasları ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Yönetmelik; saç ekiminin yalnızca faaliyet izin belgesi bulunan sağlık kuruluşlarında ve sertifikalı personel eliyle yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Yönetmelik ekinde yer alan denetim ve yaptırım formları uyarınca; yetkisiz personel çalıştırılması, ruhsatsız birimde faaliyet, tıbbi standartlara aykırılık hallerinde idari para cezası, faaliyet durdurma ve ruhsat iptali yaptırımları öngörülmüştür.
4.HATALI SAÇ EKİMİ (MALPRAKTİS) KAVRAMI
Hatalı saç ekimi (malpraktis); saç ekimi işleminin, tıp biliminin ve mesleki uygulama standartlarının gereklerine aykırı olarak, bilgisizlik, deneyimsizlik veya özen eksikliği nedeniyle yapılması ve bu durumun hastada zarara yol açması hâlidir.
Saç ekimi estetik amaçlı bir tıbbi müdahale olduğundan, uygulamada beklenen sonuç elde edilemez ve bu durum tıbbi standartlara aykırılıktan kaynaklanıyorsa, malpraktis söz konusu olur.
Malpraktise Örnek Durumlar
4.1.Yanlış Teknik Uygulama
Örnek: Greftlerin yanlış açıyla yerleştirilmesi sonucu saçların dik ve doğal olmayan şekilde çıkması halinde estetik sonuç bozulur.
4.2. Yetersiz veya Hatalı Planlama
Örnek: Donör alan kapasitesi dikkate alınmadan aşırı greft alınması ve donör bölgede kalıcı seyrelme oluşması halinde öngörülebilir zarar oluşabilir
4.3. Sterilizasyon ve Enfeksiyon
Örnek: Steril koşullara uyulmaması nedeniyle ekim bölgesinde enfeksiyon ve doku kaybı gelişmesi tıbbi standart ihlali olarak kabul edilebilir.
4.4. Yetkisiz Kişi Tarafından Müdahale
Örnek: Kanal açma veya greft alımı işlemlerinin hekim yerine teknisyen tarafından yapılması yetkisiz tıbbi müdahale olarak kabul edilebilir.
4.5. Aydınlatılmış Onam Eksikliği
Örnek: Olası riskler ve başarısızlık ihtimali hastaya anlatılmadan saç ekimi yapılması hukuka aykırı müdahale olarak kabul edilebilir.
Yukarıdaki durumlar malpraktis olarak kabul edilebilir. Malpraktis Olmayan Durumda vardır: Her başarısız sonuç malpraktis değildir.
Örnek: Tüm tıbbi kurallara uygun yapılan saç ekimi sonrası, hastanın bireysel biyolojik özellikleri nedeniyle greftlerin bir kısmının tutmaması öngörülemeyen olarak kabul edilebilir. Bu durum malpraktis sayılmaz.
5.HEKİMİN HUKUKİ SORUMLULUĞU
5.1. Maddi ve Manevi Tazminat
5.1.1. Hukuki Dayanak
Saç ekimi işlemi, Yargıtay içtihatlarına göre eser sözleşmesi niteliğindedir. Bu nedenle hekim: Sadece özen borcundan değil, Ortaya çıkması vaat edilen sonuçtan da sorumludur.
5.1.2. Maddi Tazminat Sorumluluğu
Hekim aşağıdaki zarar kalemlerinden doğrudan sorumlu tutulabilir:
Örnek 1: Yanlış teknik uygulanması nedeniyle saç köklerinin büyük kısmının tutmaması halinde; Revizyon ameliyatı masrafları, Yeniden saç ekimi bedeli, İlaç ve tedavi giderleri
Örnek 2: Sterilizasyon eksikliği nedeniyle enfeksiyon gelişmesi halinde; Hastane masrafları, İş gücü kaybı, Ek tedavi giderleri
5.2.Manevi Tazminat Sorumluluğu
Saç ekimi estetik bütünlüğe doğrudan etki eden bir müdahale olduğundan, manevi tazminat talepleri uygulamada çok fazla görülmektedir.
Örnek: Doğal olmayan saç çizgisi, Asimetrik görünüm, Kalıcı iz veya nekroz, Kişinin sosyal hayatının, özgüveninin ve psikolojik bütünlüğünün zedelenmesi
Bu hâllerde, bedensel zarar olmasa dahi manevi tazminata hükmedilmektedir.
Eser sözleşmesinin ayıplı ifası halinde hasta; bedel indirimi, ücretsiz onarım, yeniden ifa veya maddi–manevi tazminat talep edebilir. Yargıtay, estetik bütünlüğün bozulmasını manevi tazminat için yeterli görmektedir.
5.3. Sağlık Kuruluşunun (Hastane / Tıp Merkezi / Poliklinik) Sorumluluğu
Özel sağlık kuruluşları; Çalıştırdıkları hekimlerin, Yardımcı personelin, Organizasyon eksikliklerinin sonuçlarından sorumludur.
Örnek 1 (Organizasyon Kusuru): Yetersiz personel, uygunsuz ortam, sterilizasyon eksikliği halinde Kurum ve hekim birlikte sorumlu olabilir.
Örnek 2 (Yetkisiz Personel): Teknisyenin fiilen saç ekimi yapması halinde Kurum, “istihdam eden” sıfatıyla sorumlu olabilir. Hekim, “gözetim ve izin veren” sıfatıyla sorumlu olabilir.
Bu durumda müteselsil sorumluluk doğar; hasta zararın tamamını dilediğinden talep edebilir.
5.4. Saç Ekim Merkezi / Şirket / Aracı Kuruluşun Sorumluluğu
5.4.1. Tüketici Hukuku Boyutu
Saç ekimi hizmeti çoğu zaman paket programlar, kampanyalar ve pazarlama faaliyetleriyle sunulur. Bu durumda, Merkez, Şirket, Hekim, Aracı Kuruluş tüketiciye karşı ayıplı hizmetten sorumlu tutulur.
Örnek:“%100 başarı garantisi” vaadiyle sunulan saç ekimi başarısız olursa; ayıplı hizmet(bedel iadesi ve maddi zarar), manevi tazminat sorumluluğu doğabilir.
Bu durumda merkez ile hekim birlikte sorumlu tutulabilir.
5.4.2 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
Hekimin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, zarar gören hasta sigortacıya doğrudan başvurabilmektedir.
Örnek: Hekimin kusuru sabit görülürse; Hasta, doğrudan sigorta şirketine başvurabilir. Sigortacı, poliçe limiti dahilinde maddi ve manevi tazminatı öder
Ancak, kasıt, yetkisiz işlem, ruhsatsız yerde faaliyet hâllerinde sigorta teminat dışı kalabilir.
6.HEKİMİN İDARİ SORUMLULUĞU
Saç ekimi uygulamalarında hekimin idari sorumluluğu, esas itibarıyla Sağlık Bakanlığı ve bağlı İl Sağlık Müdürlükleri tarafından yürütülen denetimler ile sağlık hizmetlerinin tanıtım ve reklamına ilişkin sınırlamalardan kaynaklanmaktadır. Bu sorumluluk, hekimin kusuruna bakılmaksızın, mevzuata aykırılığın tespitiyle doğabilen objektif nitelikte bir kamu hukuku sorumluluğudur.
6.1. Denetim Yetkisi ve İdari Yaptırımlar
Saç ekimi faaliyetleri, yalnızca mevzuata uygun şekilde açılmış ve faaliyet izin belgesi bulunan sağlık kuruluşlarında yürütülebilir. Denetimlerde; saç ekimi biriminin fiziki şartları, sterilizasyon imkânları, acil müdahale donanımı, sertifikalı personel istihdamı ve özellikle uygulamanın hangi aşamalarının kim tarafından gerçekleştirildiği incelenmektedir. Denetim sonucunda tespit edilen aykırılıklar halinde; idari para cezası, faaliyet durdurma, faaliyet izin belgesinin iptali ve gerekli hallerde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirim gibi yaptırımlar uygulanabilmektedir.
Bu çerçevede hekim, “işletmesel eksikliklerin” yalnızca sağlık kuruluşunu ilgilendirdiği iddiasıyla idari sorumluluktan kurtulamaz. Özellikle mesul müdürlük, uygulayıcı hekimlik veya fiilî sorumluluk alanlarında bulunan hekimler bakımından idari yaptırımların kişisel mesleki sonuçlar doğurduğu uygulamada görülmektedir.
6.2.Tanıtım ve Reklam Kaynaklı İdari Sorumluluk
Saç ekimi hizmetlerinin tanıtımı, sağlık hizmetlerinde reklam yasağı ve dürüst bilgilendirme ilkesi çerçevesinde sıkı sınırlamalara tabidir. Sosyal medya ve dijital mecralarda yapılan paylaşımlarda; “garanti sonuç”, “kesin başarı”, “en iyi saç ekimi”, “öncesi–sonrası görselleri”, kampanya ve indirim vurguları gibi ifadeler, idari yaptırımlara konu olabilmektedir. Bu tür içerikler, hekimin bizzat paylaşımı olmasa dahi, hekim ismi ve unvanı kullanılarak yapılması halinde idari sorumluluk doğurabilmektedir.
Tanıtım ihlalleri bakımından uygulamada, sağlık otoriteleri ve Reklam Kurulu kararlarının paralel biçimde işletildiği; reklamın durdurulması, idari para cezası ve tekrar halinde ağırlaştırılmış yaptırımların gündeme geldiği görülmektedir. Bu yönüyle sosyal medya, saç ekimi alanında hekimin idari sorumluluğunun en dinamik ve en riskli kaynaklarından biri hâline gelmiştir.
Sağlık Bakanlığı denetimleri sonucunda mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde hekim ve sağlık kuruluşu hakkında idari yaptırımlar uygulanır. Bu yaptırımların amacı cezalandırmadan ziyade kamu sağlığının korunmasıdır.
7.HEKİMİN CEZAİ SORUMLULUĞU
7.1. 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
1219 sayılı Kanun uyarınca tanı koyma, tedavi planlama ve cerrahi/tıbbi müdahalede bulunma yetkisi yalnızca hekimlere aittir. Saç ekimi; greft alımı, kanal açılması ve saç foliküllerinin yerleştirilmesi gibi invaziv aşamalar içerdiğinden, bu işlemlerin hekim dışı kişilerce yapılması açık kanun ihlalidir.
Örnek: Saç ekimi merkezinde, greft alımı ve kanal açma işlemlerinin fiilen sağlık teknisyeni tarafından yapılması hâlinde; işlem hekim gözetiminde bulunsa dahi, hekim dışı kişinin doğrudan tıbbi müdahalede bulunması 1219 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eder.
7.2. 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
3359 sayılı Kanun’un Ek 11. maddesi uyarınca ruhsatsız veya yetkisiz şekilde sağlık hizmeti verilmesi ya da verdirilmesi yasaktır. Bu düzenleme, yalnızca fiilen hizmet sunanları değil, bu hizmetin sunulmasına izin veren veya göz yumanları da kapsar.
Örnek: Faaliyet izin belgesi bulunmayan bir güzellik merkezinde veya ofis ortamında saç ekimi yapılması ya da ruhsatlı bir sağlık kuruluşu dışında mobil ekiplerle saç ekimi hizmeti sunulması, Ek 11. madde kapsamında açık ihlal niteliğindedir. Bu durumda, hizmeti bizzat sunanlar yanında sürece katılan hekimlerin de idari sorumluluğu doğabilir.
7.3. 6023 Sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu
6023 sayılı Kanun’un 64. maddesi uyarınca tabiplere iş getirilmesi, yani hekimlik mesleğinin ticari aracıların yönlendirmesiyle icra edilmesi disiplin suçu olarak düzenlenmiştir. Bu hüküm, hekimlik mesleğinin bağımsızlığı ve etik icrası ilkesini korumayı amaçlar.
Örnek: Saç ekimi merkezinde, hasta yönlendirmesinin “danışman”, “koordinatör” veya çağrı merkezi personeli tarafından yapılması; hekimin bu yapı içinde yalnızca uygulayıcı konumuna indirgenmesi ve hasta ile tıbbi ilişkisinin bu aracılar üzerinden kurulması, tabiplere iş getirilmesi yasağının ihlaline yol açabilir.
7.4. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
Hatalı saç ekimi uygulamaları, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurabilir:
TCK m. 89 (Taksirle Yaralama): Hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu hastada kalıcı iz, doku kaybı veya sağlık bozulması meydana gelmesi hâlinde uygulanabilir.
Örnek: Sterilizasyon kurallarına uyulmaması nedeniyle enfeksiyon gelişmesi.
TCK m. 86 (Kasten Yaralama – Bilinçli Taksir&Olası Kast): Hukuka aykırı müdahalenin sonuçlarının öngörülmesine rağmen işlemin sürdürülmesi durumunda gündeme gelebilir.
Örnek: Yetkisiz personelin saç ekimi yaptığını bilen hekimin buna bilerek göz yumması.
TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma): Kamu görevlisi sıfatı bulunan hekimlerin, görev gereklerine aykırı davranarak kişilerin zararına veya kamunun zararına neden olmaları hâlinde söz konusu olabilir.
Örnek: Kamu sağlık kuruluşunda mevzuata aykırı biçimde saç ekimi hizmeti sunulmasına izin verilmesi.
8. HATALI SAÇ EKİMİ SONRASI HEKİMİN İDARİ, HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLARIN ARABULUCULUK YOLUYLA DOSTANE ÇÖZÜMÜ
Hatalı saç ekimi uygulamaları, hekimin idari, hukuki ve cezai sorumluluğunu bir arada gündeme getiren çok boyutlu uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Bu tür uyuşmazlıklar; tıbbi kötü uygulama iddiaları, ayıplı hizmetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri, bilgilendirilmiş onam eksikliği, yetkisiz personel çalıştırılması ve mevzuata aykırı tanıtım faaliyetleri gibi farklı hukuki temellere dayanabilmektedir. Özellikle sağlık turizmi kapsamında gerçekleştirilen saç ekimi işlemlerinde, uyuşmazlığın tarafları çoğu zaman yabancı hasta, hekim, özel sağlık kuruluşu ve aracı şirketlerden oluşmakta; bu durum uyuşmazlığın çözümünü daha karmaşık hâle getirmektedir.
Hatalı saç ekimi sonrası ortaya çıkan hukuki ihtilafların klasik yargılama yoluyla çözümü, uzun süren dava süreçleri, bilirkişi incelemeleri, yüksek yargılama giderleri ve yabancılık unsuru nedeniyle yaşanan usulî zorluklar sebebiyle taraflar açısından ciddi dezavantajlar doğurabilmektedir. Bu noktada arabuluculuk, özellikle özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan tazminat talepleri bakımından, daha hızlı, gizli ve taraf odaklı bir çözüm yolu olarak ön plana çıkmaktadır. Arabuluculuk süreci, tarafların karşılıklı menfaatlerini gözeten esnek çözümler üretmesine imkân tanıyarak, uyuşmazlığın yargı aşamasına taşınmadan çözümlenmesini mümkün kılmaktadır.
Hekimin hukuki sorumluluğuna ilişkin maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından, arabuluculuk yoluyla anlaşmaya varılması; hem hastanın zararının kısa sürede giderilmesini hem de hekimin uzun süreli yargılama ve itibar kaybı risklerinden korunmasını sağlayabilmektedir. Özellikle saç ekimi gibi estetik yönü ağır basan tıbbi müdahalelerde, tarafların çoğu zaman parasal tazminat ve revizyon tedavileri üzerinde uzlaşmaya daha yatkın olduğu görülmektedir. Bu yönüyle arabuluculuk, tıbbi uyuşmazlıkların çatışmacı bir zeminden ziyade uzlaşı temelinde çözülmesine katkı sunmaktadır.
Öte yandan, hatalı saç ekimi nedeniyle gündeme gelen idari yaptırımlar ve cezai sorumluluklar kural olarak arabuluculuğa elverişli olmamakla birlikte, bu süreçlere paralel olarak yürütülen özel hukuk kaynaklı tazminat uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi, uyuşmazlığın bütüncül etkisini azaltabilmektedir. Taraflar arasında sağlanan uzlaşma, her ne kadar idari ve cezai süreçleri ortadan kaldırmasa da, uygulamada bu süreçlerin daha sınırlı ve kontrollü şekilde yürütülmesine dolaylı katkı sağlayabilmektedir.
SONUÇ
Saç ekimi uygulamaları, hukuki niteliği itibarıyla yalnızca özel hukuk ilişkisi doğuran bir tıbbi müdahale olmayıp, aynı zamanda idari denetim ve ceza hukuku yaptırımlarıyla iç içe geçmiş çok katmanlı bir sorumluluk alanı oluşturmaktadır. Mevzuata aykırı şekilde yürütülen saç ekimi faaliyetleri, bir yandan Sağlık Bakanlığı ve ilgili idari otoriteler tarafından uygulanan idari yaptırımlara konu olurken; diğer yandan eser sözleşmesinin ayıplı ifası veya malpraktis kapsamında hekimin hukuki tazminat sorumluluğunu gündeme getirmektedir. Bununla birlikte, yetkisiz kişilerin müdahaleye katılması, aydınlatılmış onam yükümlülüğünün ihlali veya hastada bedensel zarar meydana gelmesi hâllerinde, aynı fiil ceza hukuku bakımından da değerlendirilebilmekte ve hekimin cezai sorumluluğu doğabilmektedir. Bu yönüyle saç ekimi alanında idari, hukuki ve cezai sorumluluk rejimleri birbirinden bağımsız değil; aynı olay üzerinden eş zamanlı ve birbirini tamamlayıcı şekilde işleyebilen bir bütün olarak karşımıza çıkmaktadır.
Saç ekimi, hukuki niteliği itibarıyla basit bir estetik hizmet değil; yüksek riskli bir tıbbi müdahaledir. Bu nedenle hekimler, yalnızca mesleki özen değil; mevzuata uygunluk, bilgilendirme yükümlülüğü ve sonuç sorumluluğu bakımından da titizlikle hareket etmek zorundadır. Aksi halde idari, hukuki ve cezai sorumlulukların birlikte ve kümülatif biçimde doğması kaçınılmazdır.
Hatalı saç ekimi sonrası hekimin idari, hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk; yalnızca bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi değil, aynı zamanda taraflar arasındaki menfaat dengesini koruyan, hukuki riskleri azaltan ve sağlık turizmi alanında güven ortamını güçlendiren tamamlayıcı ve stratejik bir çözüm aracı olarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, özellikle sağlık turizmi sözleşmelerine arabuluculuk şartlarının eklenmesi ve sağlık hukuku alanında uzmanlaşmış arabulucuların sürece dâhil edilmesi, hem hasta haklarının etkin korunması hem de hekim ve sağlık kuruluşlarının hukuki öngörülebilirliğinin artırılması bakımından önem arz etmektedir.
Arabulucu Avukat Şuayip BOLAT


